Cîhan Roj
(Size “sıcacık” bir kelime veren kentin şiirini yazmadınız mı, sizi ve
yaşamınızı esir alır… Bir “sıcak” kelimenin hikayesidir bu…)
bir
keramettir Gimgim,
rüyasını da alır insanın,
kuru kenger yaprağıyla dansa götürür...
İki
çarşı,
ve bozulmuş bir leylek yuvasıyla,
Varto, zamandan bir yaprak olup,
öyküsünü yarım bırakıp gidenlere götürür...
sıcak
kelimeleri düşlerine saklayıp,
‘aşkına’ suskun kalan köylü çocuğunun
sırlarla kelimeler biriktirip
geçmiş bir akşamı beklerken,
alıp başını gitmek istediği
bir andır Varto…
bir
ses fotoğraflar getiriyor kaleme
bir kalem öykülere başlık atmakta
kelimeler yuttum
cümleler vardı kuramadığım
suya attım masalları
bir cümleyi mavi boncuk yapıp Aşağı Çarşı’ya
bir dizeyi mavi boncuk yapıp Yukarı Çarşı’ya
asıp da
yuttuğum kelimelerle cümleleri tamamlayıp,
sudan masalları çıkarmak vardı şimdi;
yüreği üşüyenler
kristalleşmiş sözleri avuçlayıp ovuyorlar
dondu mu yürek
yıldızlar kadar
masal anlatıp
Varto çarşısındaki kanala
üzerinde ‘sıcacık kelimenin’ yazılı olduğu bir kağıt bırakmak gerek
su aldı mı mürekkep rengini
Varto’ da
kelimeler
yarım kalmış öykülere
“Çemê Sûs” yeşilini taşırlar…
*Kürtçe bilmeyip de sıcacık kelimeleri olanlara...
24.10.2017,Varto Şairleri antolojisinde yer aldi.
Yorumlar
Yorum Gönder