“MİLLİ EĞİTİM” YERİNE “MİLLİ ÖĞRETİM” KAVRAMINI VE ÇARKINI TARTIŞMAK

 CÎHAN ROJ



Dr.Sinem Özer'in Substac'taki "Eğitim "Milli" Olur Mu?" başlıklı yazısını okuduktan sonra, "Milli Öğretim" kavramını kavramsallaştırmayı ve Milli Öğretim çarkını tartışmayı önerdim.

(https://substack.com/profile/525656022-cihan-roj/note/c-353552034)

Yazıya ilişkin yorumum:

“MİLLİ EĞİTİM” YERİNE “MİLLİ ÖĞRETİM” KAVRAMINI VE ÇARKINI TARTIŞMAK

Aslında her dönemin “makbul vatandaş” profili ve künyesi özünde hiç değişmedi; değişen yalnızca bu kalıbı üreten argümanlar oldu.

Yazıda eleştirilen "ne düşüneceğini dikte etme" ve "makbul insan üretme" mekanizması, pedagojik anlamda gerçek bir eğitim (bireyin potansiyelini açığa çıkarma, eleştirel düşünceyi tetikleme) olarak nitelendirilemez. Aksine bu, ezberletmeye, aktarmaya ve belirli bir şablonu zihne kazımaya dayanan tam anlamıyla bir "öğretim" faaliyetidir.

Bu nedenle, yaşanan pratiğe verilebilecek en doğru adlandırma “Milli Eğitim” değil, “Milli Öğretim” olmalıdır. Çünkü dönen çark; geleneksel kabulleri pekiştirmekten öteye geçemeyen, evrensel ve özgürleştirici bir perspektiften mahrum bir yapıdır. Türkiye'deki sistemin bu kısıtlayıcı mekanizmalarını “Milli Öğretim çarkı” olarak kavramsallaştırmak son derece yerinde olur.

Yazarın dikkat çektiği "dünyayı yalnızca kendi kültürünün içinden görebilme" ve zihinsel duvarlar örgüleme hali, toplumsal pratiklerde “Biz Bize Benzeriz / Biz Farklıyız” söylemiyle karşılık bulur. Yolun sonunda kullanılan modern materyaller veya ders kitapları dahi, eleştirel aklı geliştirmekten ziyade bu "öğretinin" ve ezberin hizmetine koşulmaktadır.

5.10.2026


Not:

Dr. Demet Özer'in yazısını Substac'ta okuyabilirsiniz:

https://substack.com/home/post/p-213835774

Yorumlar